egedesonses.com
Reklam

ÇÖZEBİLMEK İÇİN……. VE DAVET…….

ÇÖZEBİLMEK İÇİN…….  VE DAVET…….
11 Haziran 2018 - 16:35 'de eklendi ve 1257 kez görüntülendi.
Reklam

 

 

100 yıl önce imparatorlukları ( emperyalleri) yıkan ve sosyalist ve demokratik iki başlık altında, cumhuriyet rejimlerini kurarak egemen güç olmayı başarmış olan burjuvazi, 100 yıllık süreçte ve  sonunda bu kez, egemen olduğu stratejik devletlerde,  cumhuriyet rejimlerini,  başkanlıklar sistemlerine dönüştürerek  ve de kendilerinin yarattığı ulusal devletlerin korumacı ve pazara müdahaleci  politik eğilimlerini (self-protection) yok etmeye çalışarak yeni, küresel ve modern bir imparatorluk kurmanın peşindedir. Ekonomik modellemeleri neoliberalizmdir ve bu, klasik özgürlük içerikli liberalizmden  çok farklı ve özgürlük kavramının pazardaki tezgah sahiplerinin özgürlüğüne indirgenmiş bir halidir.

Dini kültlerin ( kilise, sinegog ve cami ruhban sınıflarının), kitleleri bilim karşıtı hurafelerle kendi kümeslerinde tutmakta oluşlarına muhalif olarak, bu ruhban iktidarlarını ortadan kaldırarak modern köleler toplumunun inanç ihtiyacını, deizme yönlendiriyor bu modelleme. Bu, tesadüfçülük ve tanımlanamayanın inkarı içerisinde boğulup bizatihi kendisi de bir dogmaya dönüşmüş 19. Ve 20.yüzyıl pozitivist felsefesinin iflasına dair bir alternatif yönelimin sonucudur ve kaçınılmazdır. Aklı inkar eden ruhban sınıfı ile vicdanı ve beşeri duygunun hesaplanamayan yönelimlerini reddeden rasyonal pozitivizmin terk edilmek zorunda olduğu noktadaki devinimin sonucudur.

Bu yönelimin olumsuz yanı, aklı serbest bırakması asla olamaz ama, aklı ve algıyı hissettirmeden şekillendirmesi ve bu yolla çogunlugu  görünmez duvarlar ardında görünmez zincirlerle bağlanmakta olusudur.

 

Neoliberal kontrölsüzlüğün rakibi olan ulusal devletlerin öz korumacı eğilimleri ise, savaslar ve işgaller ve darbeler yoluyla kendi gücüne ve planlarına biat etmeyen daha küçük ulusal devletleri, bizatihi görünür zincirlerle köleleştirme yönteminin sahibidirler ve 20. Yy boyunca bu egemenliğin baskısı altında acılar çekmiş nesilleri, ruhban sınıfının etkisi ve de kahramanlık öyküleri ile vatan metaforuna hapsedilmiş  etnik milliyetcilik yanılgısı içerisinde kontrol edebilmişlerdir.

 

Büyük kitlenin alternatif olabilme ve alternatif model üretebilme şansının, hiç onlara verilmediği  ve daha sonra da verilmek istenmeyeceği bir düzlemde oluşmuş muhalif algının, çok acil ve ölümcül bir önemle, kavramsal çürümeye alternatif bir tanımlama, belirleme ve kavramların imgelerini anlama çabasına girmesi gereklidir.

 

Önümüze konulan bu iki seçeneğin, aklı daha çok öne çıkarır gibi görüneni, ehvenişer gibi dursa da, ki bu neoliberal modeldir, post-modern hız kafesinin farkedilmesi ve yerlesikleşmekte olan bu model içerisinde, yeniden tanımlanmış kavramsal bir çerçeve içerisinde yeni bir muhalif perspektif oluşturma ihtiyacının idrak edilmesi gerekmektedir.

 

Tanımlanmış nesne-hareket ikilisinden, belirlenmiş kavramsarlığa, oradan da imgelemlerde ortaklaşmaya uzanan bu bilincin oluşumuna katkı sunacak bir entellektuel havuz kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

 

Kendilerini, ilerici, çağdaş diye tanımlamış modern yaşantı içindeki okurun ve aydının, dar kalıplara sıkıştırılarak sahneye konulmuş siyaset düzlemindeki yanıltıcı politizasyon perspektifini değiştirme çabasına girmeleri, gerçek bir umut zemininin oluşmasını sağlayacak yegane bilinç ve yöntemdir.

 

25 haziran sabahı birlikte ve yeniden düşünelim.

Saygılarımla

 

Ömer Devrim Karatop

Etiketler :
Reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Reklam
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER