egedesonses.com

DÜNYA PARA SAVAŞLARI BUGÜN BAŞLADI. NERDEYİZ VE NE YAPABİLİRİZ……

DÜNYA PARA SAVAŞLARI BUGÜN BAŞLADI.  NERDEYİZ VE NE YAPABİLİRİZ……
06 Temmuz 2018 - 13:27 'de eklendi ve 1005 kez görüntülendi.
Reklam

 

 

Petrol ve kimya sanayi, demir çelik sanayi ve bileşenleri olan silah sanayinin merkez gücü, katolik  Du Pont ailesidir. Bu çizginin cephe savaşı verdiği rakibi de, devletler üstü finans gücüdür ki merkezinde yahudi Rothschild ailesi vardır.

Du pont ailesi ile Rothschild ailesinin Amerika içerisindeki kapışması, bütün ülkeler içerisinde kamplaşmalara neden oldu. Rothschild, Çin ekonomisindeki parasal hakimiyeti yoluyla bu devlet üzerinden Amerika ile çatışıyor.  Bu nedenle Abd bugün (6 temmuz 2018), 34 milyar dolarlık Çin ticaretine %25 vergi uygulamasını başlattı. Ve gerekçe olarak da, Çin teknolojilerinin patent ödemeleri ile olan sorunları öne sürdü. Teknolojik ürünlere vurması, aslında finansın üretim tercihine vurması demek. Bunun üzerine Çin de, Abd’den ithal edilen  tarımsal ve kimyasal ürünleri  vurarak hem Trump’ın seçmeninin önemli bir kısmı olan tarım endüstrisi sermayesini hem de kimyasal üretim dünyasının patronu Du Pont ailesini %25 vergilendirerek vurdu.

Gümrük savaşları  şeklinde lanse edilen ve bugün başlayan bu çatışma aslında katolik merkez güçler  ile yahudi merkez güçlerin 1.dünya para savaşlarının başlangıç tarihidir. Ve bu savaşı ARAMCO ve HSBC  üzerinden sürdürecekler.

12 Temmuzda Helsinki’de olacak Trump ve Putin görüşmesinde Putin’e ARAMCO içerisinde yer alması teklif edilecek ve Putin’in Rusya’sının alacağı pozisyon, bu savaşın akıbetine etki edecek.

Türkiye, bu çatışmada paranın gücüne yakın dursa da silahın gücüyle de anlaşma zemini arayarak, bir gücün kucağından kalkıp bir diğerine tam teslim olmaksızın yol almaya çalışıyor.

Evanjelik siyonizme ve Israil projelerine tam teslimiyet çizgisindeki Kılıcdaroğlu gurubu ve onun ychp’si ile, özellikle 15 temmuz darbe denemesinden sonra Erdoğan’ı kontrol eden ve yönlendiren devlet çekirdeğinin çizgisine yanaşan Ince arasındaki parti içi iktidar kapışması da yukarıda bahsettiğim kutupların etkisinde yol alıyor.

Devletin bekasına tehdit oluşturan kesimlerin her parti içerisinden elimine edilmeye çalışılacağı bu beş yıllık dönem, daha farklı bir düzlemde ve dilde çatışmaların yaşanacağı ve sonucunda makul dengeye ulaşılacağı normalleşme dönemi olacaktır.

O yöntemle ya da bu yöntemle, görece bağımsızlaşmaya ve üçüncü bin yıla girerken yaşanan yeni paylaşım savaşında payını almaya çalışan ve kendisi de bir emperyalist devlet olarak varlığını bir önceki yüzyıldan daha güçlü  bir şekilde sürdürmeye çalışan Torkiye Devleti’nin bekasına muhalefet eden unsurların yani Fetö, pkk, işid gibi aparatları kullananların, mandacı teslimiyetcilerin elimine edildiğini göreceğiz bu beş yıllık dönem içerisinde.

 

Neoliberal ve neokonservator eğilimlerden birisine tam yaslanmadan; ancak, temelinde liberal emperyalizm çizgisinde makul ve görece bağımsız bir devlet olarak yol almaya çalışan Türkiye Devleti açısından çok avantajlarla dolu bir süreç bu.

Halka gelince, aslında kimsenin henüz umrunda olmayan bu kitle de, makul denge platformuna erişilmesiyle, serbest piyasa modelinin küçük de olsa kendi pazarında söz sahibi olan devletin pazarının malları olarak biraz daha rahat tüketebilir hale getirikecekler.

Modern ve tuketen köle durumu pekiştirilecek.

 

Parametrelerin ve çatışma alanlarının kurgusunun değişkenlerle dolu olarak yol aldığı ve nihayi küresel pazar hedefine yürüdüğü bu durumda, muhalif bilincin, artık kafayı kaldırıp dünyaya bakması gerekiyor.

Dandik koyun tavrının demogojik versiyonlarıyla alınan yol bellidir. Kahramanlık hikayeleri anlatanlarla, ihanet masalları anlatanlardan oluşan tetikçi medyanın her havuzundan koruyun kendinizi. A Haber seyrederek iktidar yanlısı olan kullanışlı kitleyle, Fox Tv seyrederek muhalif olan kullanışlı kitlenin dışında bir düzlemde oluşmalı vatandaşlık  bilinci.

Kara kedi ‘derkisi’ grubuna “Peki o zaman çözüm  ne?” diye soran okuyucuların, kurgudaki seçeneklerin, tezgahın parçası olduğunu hissetmis olduklarını görüyor ve çözüm  bulma heyecanlarını anlıyorum. Bu çok önemli bir adımdır elbette. Ancak siyasi düzlem içerisinde hemen ve derhal bir çözüm yoktur diyeceğim her zamanki gibi ve malesef. Genel zihniyetin değişim sürecine girmesi gerekiyor çünkü.  Daha henüz sistem kurgusunu tam idrak eden kesimin sayısı çok az. Idrak olmadan da ikram, yani çözüm yok. Çözümmüş gibi sunulan çukurlar var sadece. Avunmayacağız bu masallarla artik. Umut etmek, zamanı idrak ederek başlayacak ve emek harcanacak bir gelecek tasavvurudur çünkü. Umut etmeyi öğrenicez.

 

Daha çok yol var. Sonucunu görmek  için değil ama, çocuklarımız bu sonucu görebilsinler diye merdivenin basamaklarını kurmak gibi zor ve somut sonucu olmayan bir zihniyet evrimi gerekiyor.

Elbette siyasi manevra önerilerimiz ve geçici siyasi tavırlarımız da olacaktır ancak, sistemin tezi ve antitezi şeklinde kurgunun varlığını sağlayan dengeye yani sistemin tümüne dair biatsiz ve nefretsiz bir muhalif perspektif edinecegiz.

Bilgi, eleştirel akıl ve vicdan üçlüsü ile yöntemi belirleyeceğiz  ve birarada yaşama kültürü  ve halk faydası taraftarlığı çerçevesinde bütün partizan tavırlara direneceğiz. Bu yolla bilincimizi özgürleştireceğiz ki idrak gerçekleşsin.

 

Gelecek umut dolu. Yeterki gözlerimizdeki perdeyi kaldırabilelim.

Saygılarımla

 

Ömer Devrim Karatop

Etiketler :
Reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER