Reklam
egedesonses.com
Reklam

İzmir CHP’li Böke’den Şimşek’e Yanıt

CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek in, Türkiye de ekonomik sorun ve borç sıkıntısı olmadığı yönünde yaptığı açıklamayı eleştirdi.

İzmir CHP’li Böke’den Şimşek’e Yanıt
08 Haziran 2018 - 9:04 'de eklendi ve 276 kez görüntülendi.
Reklam

CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in, Türkiye’de ekonomik sorun ve borç sıkıntısı olmadığı yönünde yaptığı açıklamayı eleştirdi. Böke, “Bunları pervasızca söylüyor. Türkiye borçludur. Bugün Türkiye’nin dışarıya borcu 453 milyar dolar. Yani milli gelirin yarısından fazlası. İktidar gözünü açıp gerçeklere bakabilse, borcun tarihi zirvelerde olduğunu görür. Şimşek ve iktidara hatırlatalım. Bugün Türkiye sizler sayesinde borçlu” diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ile Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, İzmir’de, Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Ekonomi kurmayları ile toplantı serisi’ adlı programda konuşmacı olarak yer aldı. Toplantıya CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de katıldı. Toplanın açılış konuşmasını yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri, ekonomi alanında yaşanan gelişmelere değindi. Gelişmiş ekonomilerin uluslararası korumacı ekonomik sistemlere geçişinin, belki de ticaret savaşlarının kapıyı çalması anlamına geldiğini söyleyen Sivri, Ortadoğu’daki içinden çıkılması zor gerginlikler gibi, birçok küresel meselenin, iç piyasalardaki ekonomik göstergelerin, endişe yarattığını dile getirdi. Fadıl Sivri, “Ülkemiz gibi tüketime dayalı büyüyen, ithalata bağlı ihracat gerçekleştiren, tasarruf oranı düşük ekonomilerin kapsayıcı büyümeyi ve istikrarı sağlamasının yolu öncelikli olarak, cari açığı azaltarak kilit sektörlere doğrudan yerli ve yabancı yatırımları çekebilmekten geçmekte. Bunun için ilgili bütün bürokratik engellerin azaltılması ve yatırım ikliminin temini, en önemli gerekliliktir. Yüksek ve kalıcı hale geldiği görüntüsü veren enflasyon, hem iş dünyanın önünü görme kabiliyetini azaltmakta hem de para ve maliye politikalarının etkinliğine gölge düşürmekte” diye konuştu.

İş dünyası olarak beklentilerini de paylaşan Sivri, şunları söyledi:

“Seçim sonrası birincil temennimiz, ekonomimize yönelik güvenin ve istikrarın tekrar tesis edileceği adımların ivedilikle atılması; ekonomik, politik ve hukuki öngörülebilirliğin sağlanmasıdır. Beklentimiz siyasetin ekonomi üzerindeki ağırlığını azaltarak, uluslararası ilişkilerde sağlıklı bir ortam yaratılması. Türkiye’nin üretim ve teknoloji odaklı, daha akıllı sürdürülebilir bir büyüme sağlaması için gerekli zeminin yaratılması lazım.”

“MÜSLÜMAN KARDEŞLER ÇİZGİSİ”

CHP İzmir Milletvekilleri Murat Bakan da Mustafa Kemal Atatürk zamanında dış politikanın denge üzerine kurulduğunu, AK Parti iktidarı döneminde ise dış politikanın gerçeklik üzerinden kurulmadığını savunarak, “Müslüman Kardeşler çizgisinde bir dış politika izlemişlerdir. Yeni Osmanlıcılık hayalleri kurmuşlardır. Yayılmacı, bölgede Sünni İslam’ın liderliğine soyunan, biraz Arabik bir Türkiye bugün içinde bulunduğumuz çıkmaza dönüşmüştür. Erdoğan ‘Emevi camisinde namaz kılacağım’ dedi Türkiye bugün 4 milyon Suriyeli göçü almıştır. Elbette CHP olarak zorluk yaşayan insanlara sahip çıkalım. Ama 10 bin göçmen için AB’de kıyametlerin koptuğunu gördüm. 4 milyon Suriyeli Türkiye’de ve bu çocukların çoğu eğitim görmüyor. Bugün Suriye’deki kanın ve zulmün sebebi biraz da Türkiye’nin dış politikasıdır” dedi.

İhtiyatlı, dengeli, barışa dayalı ve yüzü batıya dönük politikaya dönülmesi gerektiğini kaydeden Bakan, “Hiçbir sermayedar riskli bulduğu ülkeye para götürmez. İkinci konu adalet. Hukukun üstünlüğü konusunda atılan yanlış adımlar da sanayiciye yansıyor. Hukukun üstünlüğü, mülkiyetin güvencesidir. Finans politikalarının doğru çalışması yargının adaletli çalışmasıyla sağlanır. Son dönemde çok sayıda milyarder Türkiye’yi terk etti. Türkiye’de hukukun üstünlüğü sona ermiştir” diye konuştu.

KIRILAN AYAĞI ÜZERİNDEN MESAJ

Ayağı kırık olduğu için kürsüye çıkamayacağını ve oturduğu yerden konuşacağını söyleyen Selin Sayek Böke, salondakilerin “Ayağınız kırıldı mı yoksa kırdılar mı” sorusuna gülerek, “Birileri ayağımı kaydırmış olabilir” yanıtını verdi. Daha sonra ekonomik verilere dair açıklama yapan Böke, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına yanıt verdi. Bugün herkesin Merkez Bankası’nın faiz kararını beklediğini söyleyen Böke, “Tüm ülkenin gözünün döviz kurundan ayrılamadığı dönemdeysek eğer Türkiye çok net bir yol ayrımındadır. Bir tercihle karşı karşıyayız. Herhangi bir tercih yapacağımız zaman onu doğurmuş olan koşulları tüm şeffaflığıyla ortaya koymamız önemli. 25 Haziran sabahı aydınlık Türkiye’ye uyanacağımızdan şüphe duymuyorum. Ağır bir tablo konuşuyor olsam da hepimiz dönüşümü, değişimi isteyen bir toplum ve dolayısıyla buna uyum sağlaması gereken bir siyasetle karşı karşıyayız. Önemli olan bunu hep birlikte yapmaktır. Biz birlikte yaşayacak mıyız yoksa sürekli birbirimizi ötekileştirerek bu karanlığın içine gömülecek miyiz” dedi.

Böke, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün sanayi 4.0 devrimi ülkemizin kapısında dururken biz o kapıyı açıp öncülük etmek yerine bir uçurumdan yuvarlanıp yuvarlanmamaya siyasi baskıyla geldik. Birlikte yaşayacak mıyız sorusu birlikte üretecek miyiz sorusunun temelidir. Biz eşitlikten ayrılmış, adaletsizlik duygusunun hakim olduğu düzen altında ezilecek miyiz, yoksa hakça bölüştüğümüz aydınlık bir Türkiye’ye adım mı atacağız? Kendi refahını yaratan düzenin temeli kuralcılıktan geçiyor. Tek kişinin iki dudağı arasına sıkışmış Türkiye’de mi yaşayacağız yoksa hepimizin hakkını alabildiği bir ülkede mi yaşayacağız? Hakikaten önemli bir soruya yanıt vereceğiz. Sanayi devrimine öncülük edip aydınlık bir yarın mı, yoksa sürekli tüketen karanlığa mı gömüleceğiz? Tercih bu kadar önemli bu kadar ağırsa, bizi buraya taşıyan koşulları da tespit etmemiz gerekir. Ne oldu da Türkiye bu kadar keskin bir yol ayrımına geldi? Bu durum tespitini yaparken eleştiriden ziyade değişmesi gerekenleri söylemek gerekiyor.”

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in, Türkiye’de ekonomik sorun ve borç sıkıntısı olmadığı yönünde yaptığı açıklamayı eleştiren Böke, “Türkiye’de ekonomik sorun olmadığını, borç sıkıntısı olmadığını, Türkiye’nin parasını doğru kullandığını pervasızca söylüyor. Türkiye borçludur. Bugün Türkiye’nin dışarıya borcu 453 milyar dolar. Yani milli gelirin yarısından fazlası. İktidar gözünü açıp gerçeklere bakabilse borcun tarihi zirvelerde olduğunu görür. Mehmet Şimşek ve iktidara hatırlatalım. Bugün Türkiye sizler sayesinde borçlu. Eğer yeterli düzeyde gelir yaratacak üretiminiz olmazsa bunun karşısında sürekli tüketimi tercih ederseniz borçlanırsınız. Gelir yaratacak alanlara aktarmazsanız bu borç sarmalı büyür. Türkiye son 16 yılını rantçı sermayeye kamu kaynağı aktararak ve bunları betona gömerek geçirmiştir. Kaybettiğimiz şey çocuklarımız, gençlerimiz, sanayicilerimiz, toprağımız, tarımımız oldu. Sadece son 7 yıl içinde Türkiye’nin inşaata harcadığı para 551 milyar dolar. Oysa ki bu parayla nice fabrika kurulur nice ürün üretilirdi. Bambaşka bir düzen kurulabilirdi. Değişmesi gerekenin ne olduğu çok açık. Rahatsızlık havaalanlarından, köprülerden değil rahatsızlığın verimli kullanılamayan kaynaklara olduğu açıktır” dedi.

OHAL’İ KALDIRMA SÖZÜ

“Bir ülkenin üretici güçleri eğer gözünü Londra’da verilmiş sözlerin üzerine çeviriyorsa değişmesi gereken Londra’da söz verenlerdir” diyen Selin Sayek Böke, Türkiye’nin 24 Haziran’da vereceği kararın sadece cumhurbaşkanı seçmek ve sadece parlamentoda kimin görev yapacağına karar vermek olmadığını vurguladı. Böke, şöyle konuştu:

“Londra’da birkaç yatırımcıya söz veren değil 81 milyona eşit hizmet veren bir anlayış gereklidir. Yeni bir siyasete ihtiyaç olduğu açık. Çaresi var mı? Var. Tek yapmamız gereken yeni iradeyi iktidara taşımak. Türkiye müthiş verimli topraklar üzerinde. Türkiye stratejik coğrafyasında yurtta barış cihanda barış şiarıyla dünyaya barışı taşımış bir ülke. OHAL’i iktidara geldiğimizin ilk haftasında kaldırmanın sözünü veriyoruz. Nasıl kolay geldiyse kaldırmak da kolay olacak. Demokrasi mi yoksa bugün içine sıkıştığımız keyfi tek adam rejimi mi? Adilce bölüştürecek üretim reformu da ilk günden başlayacak, başlamalıdır da. Türkiye’nin yeterli kaynağı var. Tek ihtiyacı olan şey bu kaynakları kendi iktidarı için değil Türkiye iktidarı için kullanacak iktidarı getirmek.” T

oplantı, daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

Reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Reklam
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER